IT Uzmanı Hangi Bölümde? Kültürel Bir Yolculuk Dünya, sadece biyolojik çeşitliliğiyle değil, aynı zamanda kültürel çeşitliliğiyle de şaşırtıcı bir zenginliğe sahiptir. Her kültür, kendine özgü ritüelleri, sembollerini, sosyal yapısını ve ekonomik sistemini barındırır. Birçok kültürde, insanların iş gücüyle ilgili konumları, kimliklerini şekillendirmenin ötesinde, toplumsal ilişkileri ve güç yapılarını da belirler. Bugün, teknoloji dünyasında bir IT uzmanının hangi bölümde çalıştığı gibi oldukça spesifik bir soruyu, kültürel bir perspektifle ele almak, bize bu iş gücü pozisyonunun ötesindeki anlamı keşfetme fırsatı sunar. İnsanlar farklı coğrafyalarda, farklı ekonomik yapılar ve kültürel bağlamlarda, teknoloji ve bilgi ile ilişkilerini nasıl inşa ederler? İşte, bu soruya vereceğimiz…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Konuşma Bozuklukları: Edebiyatın Dilinde Sessiz Kalmış Sesler Dil, insanın düşüncelerini, hislerini ve dünyayı anlamlandırma biçimidir. Ancak, bazen bu dildeki sessizlik, insanın yalnızlığını, çaresizliğini veya derin bir acıyı da içerir. Konuşma bozuklukları, sadece fizyolojik bir engel değil, aynı zamanda insanın içsel dünyasında bir kopuş, bir kayıp olarak da kendini gösterir. Edebiyat, bu bozuklukları yalnızca tanımlamakla kalmaz; aynı zamanda bu süreçleri, dilin ve anlatının dönüşümünü de gözler önüne serer. Bu yazı, edebiyat perspektifinden konuşma bozukluklarını, metinlerarası ilişkiler ve farklı anlatı teknikleri üzerinden keşfedecektir. Konuşma Bozuklukları ve Edebiyat: Dilin Yeniden Doğuşu Konuşma bozuklukları, birçok farklı hastalıktan kaynaklanabilir. Afazi, dizartri, kekemelik gibi rahatsızlıklar, insanın…
Yorum BırakHangi Bölüm Tez Hazırlar? — Bir Psikolojik Mercekten Bakmak İnsan davranışlarının nedenlerini merak ederken bazen en sıradan gibi görünen sorular bile derin bilişsel ve duygusal süreçleri tetikler. “Hangi bölüm tez hazırlar?” sorusu ilk bakışta akademik bir merak olabilir. Ancak bu sorunun zihnimizde neden yankılandığını izlemek, bilişsel kalıplarımızın, duygularımızın ve sosyal bağlamlarımızın nasıl etkileştiğini anlamaya götürür bizi. Bu yazıda, bu soruyu duygusal zekâ, sosyal etkileşim ve bilişsel süreçler açısından incelerken okuyucunun kendi içsel deneyimlerini sorgulamasına olanak tanımaya çalışacağım. Bilişsel Perspektiften: “Hangi Bölüm Tez Hazırlar?” Bilişsel psikoloji, insan zihninin nasıl bilgi işlediğini anlamayı hedefler. Özellikle bellek, dikkat, problem çözme ve karar verme…
Yorum BırakCascade Ne İşe Yarar? Felsefi Bir Bakış Bir insanın gözleri önünde, birbirini takip eden olaylar zincirinin nasıl şekillendiğini düşündüğümüzde, aklımıza sıklıkla bir dizi küçük etki ve tepki gelir. Her şeyin başlangıcı bir başka şeyle bağlantılıdır ve bu da bizi, dünyanın içindeki yerimize dair çok önemli sorulara götürür: Neden ve nasıl? Etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi alanlar, bu soruları derinlemesine inceleyen araçlar sunar. Öyleyse, bu düşünceyi genişletmek adına, “Cascade” olarak adlandırdığımız bir süreç üzerine felsefi bir keşfe çıkalım. Etik Perspektiften: Cascade ve Ahlaki İkilemler Etik, insan davranışlarının doğru ya da yanlış olduğuna dair kararlar almayı içerir. Bir cascade, yani bir…
Yorum BırakFirar Gezmenin Cezası Nedir? Farklı Yaklaşımlar Üzerine Bir Tartışma Firar gezmenin cezası nedir? Bu soru, insanın en temel duygularını ve toplumsal kurallarını sorgulayan bir konu aslında. Bir yanda özgürlük arayışı, diğer yanda kurallara uymanın gerekliliği… Bir mühendis olarak konuyu objektif bir bakış açısıyla ele alabilirken, insani tarafım da buna duyusal ve etik bir gözle bakıyor. Bu yazıda, firar gezmenin cezası hakkında farklı bakış açılarını inceleyeceğim. Ama önce, firar kelimesinin bile içinde bazı çelişkiler barındırdığını unutmamalıyız. Firar, kaçmak demek; özgürleşmek mi, yoksa sorumluluktan kaçmak mı? Bu soruyu ilk başta kafamda netleştirip, yazıma yön vermek istiyorum. Firar: Objektif Bir Yaklaşım İçimdeki mühendis…
Yorum BırakEmeklilikte Son Yedi Yıl Hesabı Nasıl Yapılır? Emeklilik, her ne kadar hayalini kurduğumuz o rahat günler gibi görünse de, sistemin içindeki karmaşıklıklar ve belirsizlikler yüzünden neredeyse her gün farklı bir soruya dönüşebiliyor. Son yedi yıl hesabı gibi bir kavram da bu karmaşanın en temel örneklerinden biri. Yaşlandığımızda o ‘kurtarıcı’ günlerin geldiğini hayal ederek tasarruf yaparken, “Emekliliğime ne kadar para biriktirebilirim?” sorusu kafamızın içinde çınlıyor. Ama işin içine son yedi yıl hesabı girince işler biraz karışıyor, değil mi? Dürüst olalım: Bu sistemde bu kadar detaylı hesap yapmayı kimse sevmez ama sonuçta bir şekilde hesaplamak zorunda kalıyoruz. O zaman hadi gelin, bu…
Yorum BırakReader’a Ücretsiz Mi? Ekonomik Bir İnceleme Hayatımızdaki her seçim, her kaynak kullanımı bir şekilde kıtlıkla ilgilidir. Bu gerçeği düşündüğümüzde, bedava gibi görünen şeylerin arkasındaki gerçek maliyetleri sorgulamak kaçınılmaz hale gelir. “Bedava” kelimesi, kulağa cazip gelse de, genellikle başka bir şeyin karşılığında gelir – en azından ekonomi perspektifinden baktığınızda. Peki, Reader’a ücretsiz mi? Gerçekten bir şeyin bedava olması mümkün mü, yoksa bizlere sunulan ücretsiz içerikler, piyasa dinamikleri, bireysel kararlar ve toplumsal refah üzerinden başka maliyetlere mi yol açıyor? Bu yazı, mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektiflerinden Reader’a sunulan “ücretsiz” hizmeti analiz etmeye çalışacaktır. Mikroekonomi: Seçimler ve Fırsat Maliyeti Mikroekonomi, bireylerin ve…
Yorum BırakKuran Neden Türkçe Hatim Edilmez? Ekonomi Perspektifinden Bir İnceleme Bir toplumda dini metinlerin nasıl ve ne şekilde okunacağı, o toplumun kültürel, tarihsel ve ekonomik yapısıyla derinden ilişkilidir. Kuran, İslam dünyasının en kutsal metni olarak, yalnızca bir dini metin değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel yapıları şekillendiren, kolektif bilinç üzerinde etkisi olan bir unsurdur. Peki, Kuran neden Türkçe hatim edilmez? Bu soru, sadece dini bir mesele olmanın ötesinde, kaynakların kıtlığı, seçimlerin sonuçları ve toplumların ekonomik yapılarıyla da ilişkili derin bir soru işaretidir. Bu yazı, bu soruyu ekonomi perspektifinden incelemeyi amaçlayacaktır. Mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektiflerinden hareketle, Kuran’ın Türkçe hatim edilmemesinin…
Yorum BırakGeçmişe Bakmanın Bugünü Anlamaya Katkısı Geçmişle kurduğumuz ilişki çoğu zaman bugünkü sorularımızdan doğar. Gözdeki bir yanma hissi, eski bir metni karıştırırken karşılaşılan bir betimleme ya da bir hekimin yüzyıllar önce yazdığı satırlar, bugünün bilgisiyle yeniden anlam kazanır. “Keratit ağrı yapar mı?” sorusu da yalnızca tıbbi bir merak değil; ağrının nasıl algılandığı, adlandırıldığı ve kayda geçirildiği uzun bir tarihsel sürecin kapısını aralar. Bu yazıda, geçmişi anlamanın bugünü yorumlamadaki rolünü merkeze alarak, keratitin ve ona eşlik eden ağrı deneyiminin tarihsel serüvenini kronolojik bir çizgide ele alacağım. Antik Çağ: Göz, Ruhun Aynası Hipokrat ve İlk Göz Tanımları Antik Yunan’da göz, yalnızca görme organı…
Yorum BırakBazen en basit sorular, insanı en uzun düşünce yolculuklarına çıkarır. Bir sınıfta, bir defterin köşesinde yazan o masum soru gibi: Kenarlarına göre üçgenler kaça ayrılır? İlk bakışta matematiğin soğuk, net dünyasına ait gibi durur. Ama biraz durup düşününce, sınıflandırmanın kendisiyle, sınır çizmenin anlamıyla ve “aynı” ya da “farklı” olmanın ne demek olduğuyla ilgili daha geniş bir hikâye anlatmaya başlar. Toplumu anlamaya çalışan biri için bu soru, yalnızca geometri değil; birlikte yaşamanın sosyolojisidir. Kenarlarına Göre Üçgenler Kaça Ayrılır? Temel Tanım Matematikte kenarlarına göre üçgenler üç gruba ayrılır: – Eşkenar üçgen: Üç kenarı da eşit – İkizkenar üçgen: İki kenarı eşit –…
Yorum Bırak